Azerbaycan
Bakü Cezaevinden Erdoğan'a mektup
Siyasi hükümlü Said Dadaşbeyli, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'a ceza evinden mektup yazdı.
İşte Said Dadaşbeyli'nin o mektubu:
Türkiye
Cumhuriyeti Başbakanı
Saygıdeğer
Recep Tayyip Erdoğan'a
Azerbaycan
Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı Adliye Hizmeti
15
saylı cezaevinde yatan
Said
Alekber oğlu Dadaşbeyli
tarafından
MÜRACAAT
Saygıdeğer Recep bey!
İzninizle kendimi Sizlere
tanıtayım, şöyle ki, Bakü Ağır Ceza Mahkemesinin hakimi Enver Seyidov
'un başkanlığıyla kabul olunmuş A-1077
sayılı 13 Aralık 2007 tarihli kararı gereğince, ben Said Dadaşbeyli, 2006 yılı
sonlarından 13 Ocak 2007 tarihine kadar, 13 Ocak 2007 tarihinde tutuklandım,
Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın görevini icra ettim. Bunları okuduğunuzda
Sizde benim sağlıklı bir insan olmadığıma dair fikirler canlanmış olacaktır.
Gerçek ise şunlardan oluşmuş:
_________ Azerbaycan
Cumhuriyeti hudutları içerisinde faaliyette bulunan bilumum adli makamların
aldıkları kararları Azerbaycan Cumhuriyeti adına kabullenir ve bu insani
olgudur.
_________ uydurma karar
dışıysa ben sıradan bir Azerbaycan vatandaşıyım, evliyim, iki azyaşlı çocuk
babasıyım, yüksek eğitimliyim, birkaç yabancı dilde konuşmak yeteneğine
sahibim. 13 Ocak 2007 tarihinde tutuklandığım güne kadar Azeri Mİ- Drilling
fluids Azerbaycan- Amerikan birge işletmesinde tesis koordinatör görevinde
çalışmaktaydım.
Saygıdeğer Başkanım!
Öncelikle aşağıdakı
soruyu da açıklamak isterdim ve sonra düşüncelerimi olgu ve kanıtlarla Sizlere
iletmiş olacağım: hangi nedenlere göre asıl Sizlere muracaatta bulunmak
kararını aldım:
a)
Yaşamış olduğumuz dünyada ortaya çıkmış olaylara
Sizin tarafınızdan tek anlamlı şekilde verilen, gerçekleri, adaleti kendinizde
birleştiren açıklamalarınız.
b)
Yaralı, ağrılı- acılı, feci durumda olan Filistin
toprağında oluşmuş adaletsizlikler, haksızlıklar, işbu haksızlıklara karşı
mücadele eden Filistin toprağında faaliyette bulunan Filistin halkının isteğini
yansıtmış olan politika partilerine; “Hizbullah”, “Xamas”, “Fath”e ilginiz.
c)
Gençlik yıllarında adaletsiz insanların öfkeli
düşüncelerinin sonucu olarak tutuklanmağınız ve buna benzer durumlar Sizlere
müracaatta bulunmak kararı için dayanak olmuştur, kararımda yanılmadığımı
düşünmekteyim.
Saygıdeğer Recep bey!
Şimdi Sizlere karşılaşmış olduğum haksızlıkları sırayla
iletmiş olacağım. Yukarıda kaydettiğim gibi, Azerbaycan Cumhuriyeti adına
alınmış mahkeme kararı gereğince ben ve 14 kişi genç Azerbaycan Cumhuriyeti Ceza
Kanununda öngörülen 218.1; 278; 274; 28.2; 180.3.1; 204.3.1; 228.1; 234.1 maddeleri
gereğince suçlu bilinerek 12-14 yıl süresince özgürlükten yoksun bırakma
cezasına mahkum edilmekteyiz. Çoksayılı cinayet işlemlerinden biri hakkında-
yani 278. maddesiyle uydurma mahkeme kararıyla bizlere ilan olunmuş ithamın
esassız olduğunu sizlere iletmiş olacağım. Adı geçen madde de bu 15 kişi genç
silahlı yolla 2006 yılı sonlarında 13 Ocak 2007 yılına kadar Azerbaycan
Cumhuriyetinde mevcut devletin sınıfsal yapısını devirmiş, egemenliğe kısa süre
içerisinde sahip olmuş, Cumhurbaşkanı İlham Haydar oğlu Aliyev'i egemenlikten uzaklaştırmış
durumdayız. İletmek isterim ki, Azerbaycan Cumhuriyeti CK
'nun 278. maddesi gereğince öngörülen cinayet işleminin ithamına
inanmış olursak, biz 15 kişi genç insan, sanki suç işlemişiz, yani cinayet
işlemi sona ermiş, daimi devlet egemenliğini biz silahlı yolla istila etmişiz.
Böyle bur durumda şu sorular cevapsız kalmakta ve hakim Enver Seyidov şu
sorulara cevap vermek istemiyor.
____________ Eğer 2006 yılı
sonlarından 13 Ocak 2007 yılına kadar biz egemenliği zor gücüne ele
geçirmişizse, bu zaman çerçevesinde Ekselans İlham Aliyev nerede bulunmaktaydı?
___________ eğer Eğer 2006
yılı sonlarından 13 Ocak 2007 yılına kadar biz egemenliği zor gücüne ele
geçirmişizse ve ben Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı
'nın yetkilerini icra eden yetkili devlet başkanı olarak hangi
kararname ve emirleri imzalamışım?
____________ Ben Azerbaycan
Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın yetkilerini icra eden devlet başkanı olarak Azerbaycan
Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın ücretini almış mıyım?
Bu tür sorulara cevap bulmak mümkünsüz olsa bile Saygıdeğer
Recep bey, bizler tutuklanmış durumdayız ve haklarımızı savunmakta çok sayılı
zorluklarımız mevcut. Saygıdeğer Cumhurbaşkanı'mız İlham Aliyev'e yapmış
olduğumuz müracaatlar medya sayfalarında basını yapılsa bile, haklarımızın
çiğnenmesine dair sesimizi ekselanslara ulaştıramıyoruz ve bu nedenlere göre
adaleti canlandıramıyoruz. Bu esaslarla Sizlere müracaatta bulunur ve uydurma
karara bağlı ek olarak şunları ilan ediyorum:
Azerbaycan Cumhuriyeti adına kabul edilmiş A-1077 sayılı
10.12.2007 tarihli Bakü Ağır Ceza Mahkemesinin kararıyla biz Azerbaycan
Cumhuriyeti CK'nun 278. maddesi gereğince suçlu bilinerek, 15 kişi genç insan
silahlı ekip düzenleyerek Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nı ve
Cumhurbaşkanı'nına bağlı devlet yapılarını devirmiş ve egemenliğe sahip
olmuşuz. Yukarıda kaydettiğim gibi, mevcut olmayan devlet devrimini gerçekleştirmek
için bizim ekibimize iki adet makinalı tabanca kalaşnikov ve yedi adet mermi
yeterli olmuş ki, bizim dairelerimize Milli Güvenlik Bakanlığı'nın görevlileri
tarafından koyulmuş ve onların kendileri tarafından alınmış silahların sayı
şunlar. Az bir süre bile olsa Azerbaycan Cumhuriyeti'ne başkanlık yapan insana
mahsus bu silah deposu (cephanesi) Recep Bey az değil mi?
Saygıdeğer Başbakan!
Azerbaycan Cumhuriyeti CK'nun 274. maddesi gereğince devlete
hainlik suçunu işlemekte bizi suçıu saymaktalar, onun için ki, 15 kişi genç
insanlardan ikisi ticaret amacıyla Rusya Federasyonun'dan ve Ukrayna'dan bir
kaç defa İran İslam Cumhuriyeti'ne gitmiş ve tahkikatın uydurması olarak
sanki bu iki insan İran İslam
Cumhuriyeti'nin özel hizmet makamlarının görevlileriyle raslantı sonucn
tanışmış ve onlarla işbirliği yapmış ki:
__________ Bakü- Ceyhan
Petrol kemerinin projesini
__________ Bakü'de bulunan
Amerika, İsrail vb. devletlerin büyükelçiliklerinin, türlü şirketlerin adreslerini
bulsun ve özel hizmet makamlarına sunmuş olsun vb.
Tüm bu
bilgiler internet- sayfalarında yerleştirildiği için, bu tür bilgilerin gizli
sayılması saflıktan başka bir şey olamaz. İstenilen insan için üzücü bir durum
olan devlete- vatana ihanet ithamının bize ilan olunmasında bu kaydedilenlerden
başka hiç bir durumun mevcut olmadığını tam sorumlukla beyan etmekteyim. Hakim
Enver Seyidov hiç bir olguyla onaylanmayan şu söz toplusuna dayanarak karar almakta:
a)
İslam fundamentalizmini savunarak biz Azerbaycan'da
islam devleti kurmak isteğinde bulunmuşuz.
b)
“Hizbulla”, “Xamas”, “Feth”, “Hizbu- Tehrir” gibi
terör örgütlerinin düşüncelerinden yararlanmışız.
c)
Avrupa- Mason örgütlerinin strüktür yapısına uygun
örgüt kurmuşuz.
Saygıdeğer Recep bey!
Çıkışlarınızın birinde Sizler kesinlikle
ilan etmiş oldunuz ki, kim “Hizbulla”, “Xamas”, “Feth” gibi politik partileri
terörist adlandırmış olursa, o kendisi terörist. İçtenlikle itiraf edelim ki,
politikadan uzak bir insan olarak tutuklanıncaya kadar ben ve arkadaşlarım
(bazı benimle tutuklanmış insanları ben ilk kez duruşma zamanı görmüş ve
tanışmışım) bu örgütler hakkında bilgimiz az olmuştur. Fakat, Vatanım-
Azerbaycanva hizmet vermek görevi karşısına koyulan Milli Güvenlik Bakanlığı
benim gibi sıradan insanları Vatana karşı koymak, sonuçta ekselans İlham Aliyev'in
egemenliğinden insanları hoşnutsuz bırakmaktan oluşmuştur. Hakim Enver Seyidov
ise Milli Güvenlik Bakanlığı'nın başladığı yasadışı işlemlere elbise giyindiriyor
ve Azerbaycan mahkemeleri hakkında olumlu düşünce oluşturmayan ilişkileri
şekillendirir. Saygıdeğer
Cumhurbaşkanımız İlham Aliyev Filistin devlet başkanı “Feth” politika
partisinin lideri Mahmud Abbas'ı Azerbaycan'a kabul etmekte ve haklı olarak
bizim kardeş ve millet olduğumuzu onaylıyor.
Saygıdeğer Recep Erdoğan Bey!
Yaşadığımız
dünyada aksiyom şeklinde kabullenebilir durumlar bizim felaketimize dönüşmüş ve
bu adaletsiz durumdan kurtulmak amacıyla Sizlere müracaatta bulunmaktayım. Hiç
bir ağla sığmayan mahkeme kararı tahkikat dairelerinde bize karşı uygulanmış
fiziksel baskıları araştırmamıştır, şöyle ki, fiziksel baskıların sonucu
olarak, hatta dövülerek öldürmek gibi olgular da mevcuttur. Size göndermiş
olduğum bu müracaat ilkin olsa bile, düşünüyorum ki, sonuncu da değildir ve bu
müracaatların Türkiye Cumhuriyeti Medya sayfalarında basılmasına yardımcı
olmağınızı arzediyorum. Bizlere yardımcı olarak, dünyanın en değerli nimeti
sayılan özgürlüğümüzü geri vermekle Siz bir kez adaletin çiğnenmesinin
mümkünsüz olduğunu kanıtlamış olacaksınız. Türk dünyasının geleceği uğrunda
yapmış olduğunuz büyük ve önemli işlerde Yüce Tanrı Sizlere yardım etsin ve
Sizi korusun.
Saygılarla,
Said
Dadaşbeyli
Editör notu: Bu mektup, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de Said Dadaşbeyli tarafından kaleme alınarak, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı sn. Recep Tayyip Erdoğan'a yazılmış olup, Kurultay gazetesi olarak, hiç bir harfine dokunmadan yayınlıyoruz.