Anasayfa


| «Önceki Haber | Son güncelleme 21 Şubat 2012 Salı 16:01 | Sonraki Haber» |
Kurultay Gazetesi / A. T.
Cumhurbaşkanı Gül, Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkan Yardımcısı Jinping'i Çankaya Köşkü'nde törenle karşıladı. Törenin ardından gerçekleştirilen başbaşa ve heyetler arası görüşmeler ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası konular ele alındı. Heyetler arası görüşmenin ardından düzenlenen anlaşmalar imza töreninde; TC Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Çin Kalite Kontrolü, Denetim ve Karantina Genel İdaresi arasında Türkiye'den Çin'e Gönderilen Tütünün Bitki Sağlığı Şartları Konusunda Protokol, Hazine Müsteşarlığı ile Çin Kalkınma Bankası arasında Mali İşbirliği Çerçeve Anlaşması, Bankacılık Alanında Sınır ötesi Kriz Yönetimi Protokolü, TL-RMB Swap Anlaşması, TRT ile CCTV Arasında Mutabakat Zaptı, Türk Telekom, Çin Kalkınma Bankası Kredi Anlaşması, Hattat Holding A.Ş. ile AVIC International Holding Corporation (AVIC International) Arasında Hema Amasra Kömür Madeni ve Termik Santralin Mühendislik, Satın Alma ve İnşaatı İle İlgili Çerçeve Anlaşması imzalandı.
İmza töreni sonrası Cumhurbaşkanı Gül konuk Devlet Başkanı Yardımcısı Xi onuruna bir öğlen yemeği verdi. Yemekte Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve çok sayıda Çinli ve Türk iş adamı ile bürokratlar hazır bulundu.
Çin Halk Cumhuriyeti'nin işgal ettiği Doğu Türkistan'ın başkenti Urumçi ve Kaşgar'da 2009 yılında başlayan olaylarda yüzlerce Uygur Türkü sokak ortasında katledilmişti. O dönem İsrail'in Gazze'ye yaptığı saldırılar için soykırım ifadesini kullanan Başbakan, Çin'de yaşanan bu olaylar için de "adeta soykırım" demişti. Olaylara rağmen Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkiler ve Çin'in Devlet ihalelerini kazanması sayısı da arttı. Olayların üzerinden iki yıl geçmesine rağmen, sizce Cumhurbaşkanı, Uygur Türkleri'ni konuk Devlet Başkanı yardımcısına sormuşmudur?
Yedi tane anlaşma imzalandığına göre, "Durmak yok, yola devam" prensibinin kabul edildiği görülüyor. Ne diyelim, "Hayaldi gerçek oldu".
Çin Halk Cumhuriyeti 1949'da Doğu Türkistanı işgal ederek, Uygurların 1944'den beri var olan İkinci Doğu Türkistan Cumhuriyetini yok etmiştir. Uygur halkı, Çin içerisinde kendi geleneklerini ve kültürlerini sürdürmeleri engellendiği gibi, Uygur kızlarını zorla iş göçüne zorlayarak, kimilerine zorla fuhuş da yaptırmaktadır. Yaklaşık 27 milyon Uygur, her ne kadar sözde özerk bir cumhuriyete sahip olsa da, Çin egemenliğine girdiklerinden beri bağımsızlıkları için mücadele etmektedirler ve bunun içinde her yola başvurmaktadırlar. Uygur Türkleri'nin, Türkiye'ye girişi yasak olan lideri Rabia Kadir, halen ABD'de sürgün hayatı yaşamaktadır.